"Demokrasi olmadan ekonomi olmaz"

Türkonfed-Denizli-2016-05-28

TÜRKONFED 38. Girişim ve İş Dünyası Konseyi, 27-28 Mayıs 2016 tarihleri arasında GESİFED ev sahipliğinde Denizli’de düzenlendi. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, TÜRKONFED Başkanı Tarkan Kadooğlu, TÜSİAD Başkan Yardımcısı Şükrü Ünlütürk ve GESİFEDF Başkanı Gültekin Okay Salgar’ın açılışını yaptığı Konsey toplantısına Türkiye’nin bir çok bölgesinden gelen iş insanları da yoğun ilgi gösterdi.

“Orta Demokrasi Tuzağından Çıkışta Özel Sektörün Rolü” ana temasıyla TÜRKONFED 38. Girişim ve İş Dünyası Konsey Toplantısı, Denizli’de gerçekleştirildi. TÜRKONFED üyesi Güney Ege Sanayiciler ve İşadamları Federasyonu (GESİFED) ev sahipliğinde 27-28 Mayıs 2016 tarihleri arasında Pamukkale Colossae Thermal Otel’de düzenlenen Konsey’e, üye federasyon ve derneklerin yöneticileri ile bölge iş insanları da katıldı.

Açılış konuşmaları, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Denizli Valisi Şükrü Kocatepe, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şükrü Ünlütürk, ve GESİFED Başkanı Gültekin Okay Salgar tarafından yapılan Konsey’de bir de panel düzenlendi. “Orta Demokrasi Tuzağından Çıkışta Özel Sektörün Rolü” temalı panelin moderatörlüğünü Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci yaparken, panelistler arasında KONDA Araştırma Şirketi Genel Müdürü Bekir Ağırdır, TÜRKONFED ve TÜSİAD Başkan Yardımcısı Şükrü Ünlütürk ve TİM Başkanvekili Süleyman Kocasert yer aldı.

BAKAN ZEYBEKÇİ: “ORTA GELİR TUZAĞINI, ORTA DEMOKRASİ TUZAĞI SORUNUNU ELE ALMADAN KONUŞAMAYIZ”

Konsey toplantısının açılışında konuşan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, orta gelir tuzağını, orta demokrasi tuzağı sorununu ele almadan konuşmanın mümkün olmadığının altını çizerek, şunları söyledi: “10 bin dolarlık bir ülke ile 20 bin dolarlık bir ülkenin demokrasi, insan hakları, adalet, ekonomik gelişmişlik ile siyaset kurumunun aynı olduğunu söylemek kendi kendimizi kandırmaktan başka bir işe yaramaz. Eksiklikleri ve rahatsızlıkları doğru tespit ederek, çözümleri konusunda uzlaşabilmek de önemlidir. Orta gelir tuzağı, orta demokrasi tuzağı ile ele alınmadığında asla çalışmaz. Asla bunun içinden çıkamayız. Doğru bir şey

konuşuyor olamayız. Orta gelir tuzağı, orta demokrasi tuzağı, orta eğitim tuzağını çıkardıkça doğru şeyler konuşuyor olmayız. Bu sorunları ele alamadan konuşmamız mümkün olmaz. Orta gelir tuzağını aşmak için insan kaynağının ve eğitim seviyesinde geldiğiniz gelişme aşamasının önemi vardır. İş dünyasının nitelikli eleman arayışlarında ne kadar zorlandığınızı görürsünüz. TÜRKONFED’i bu konularda yaptığı çalışmalardan dolayı tebrik ediyorum.”

KADOOĞLU: “BİR ÜLKENİN KURUMLARI GÜCÜNÜ DEMOKRASİDEN ALIR”

Gelişmiş bir ekonomi için gelişmiş bir demokrasinin şart olduğunu söyleyen TÜRKONFED Başkanı Tarkan Kadooğlu da, “Barışın dilini egemen kılmak, barış diliyle konuşan bir siyaset kültürü yaratmak için kurumsal ve zihniyet değişimine ihtiyacımız var. Bu zihniyet değişimi için de en temel göstergenin gelişmiş bir demokrasi kültürü olduğuna inanıyoruz. Demokrasi ancak kurumsallaşmış yapılarla mümkündür ve bir ülkenin kurumları da, gücünü demokrasiden alır. Gelişmiş bir ekonomi için, gelişmiş bir demokrasinin şart olduğu bilinmelidir” dedi.

“Ülkemiz ve dünya çetin bir süreçten geçiyor. Türkiye olarak reformları bir an önce hayata geçirmeliyiz, son zamanlarda AB ile geliştirilen ilişkiler ışığında tam üyelik hedefine dönük yapılması gerekenleri kararlılıkla yerine getirmeliyiz” diyen Kadooğlu, şöyle devam etti: “Çevremizdeki ateş çemberinden ancak yine bölge ülkeleri ve komşularımızla iyi ilişkiler kurarak çıkabiliriz. Böyle bir dönemde yeni hükümetimize ve ekonomi yönetimine büyük sorumluluklar düşmektedir. Özellikle Acil Eylem Planı’nda, ekonomimizin itici gücü olan KOBİ’lerimizi de ilgilendiren maddelerin uygulanmasını yeni hükümetimizden ivedilikle beklediğimizi de söylemek isterim. Aynı zamanda iş dünyasının, finans kurumlarının, denetleyici kurumların ve sivil toplumun ekonomik ve yapısal reformların uygulanmasına katkı vermesini ve katılımcı bir sürecin işletilmesini de önemsiyoruz.”

KADOOĞLU: “VİZE UYGULAMASI AB DEĞERLERİNE AYKIRIDIR”

Uzun süredir dondurulan Türkiye-AB ilişkilerinin son zamanlarda mülteci krizinin gölgesinde yeniden canlandığına şahitlik edildiğini aktaran Kadooğlu, Suriye’de yaşanan insanlık dramına, uluslararası kamuoyunun geç tepki verdiğini ve süreci doğru okuyamadığını belirtti. Vize uygulamasının AB değerlerine aykırı olduğunu hatırlatan Kadooğlu, şöyle devam etti: “Vize uygulaması zaten Türk firmaları için haksız rekabet yaratan bir durumdu ve AB değerleri çerçevesinde bazı teknik standartlar gözetilerek zaten kaldırılması gerekirdi. Denizli’den AB liderlerine sesleniyoruz. Hâlihazırda uygulanan vize rejimi, Ankara Anlaşması’na da adil rekabete de, AB değerlerine de aykırıdır. Konunun siyasi bir zemine çekilmesi gösteriyor ki, mülteci krizini doğru okuyamayan AB liderleri benzer bir yanlışa tekrar düşmektedir. Bu hatadan geç de olsa dönülmelidir.”

Son günlerde yaşanan terör olayları ve Kilis’e düşen roketlerin yarattığı durumu da dikkat çeken TÜRKONFED Başkanı Kadooğlu, yaşanan terör olayları karşısında sivil halkın etkilenmemesi ve daha fazla şehit verilmemesi için de her türlü önlemin alınması gerektiğinin altını çizdi. “Bugün Denizli neyse Kilis’te odur. Dün içeride ve dışarıda yaşadığımız teröre nasıl Ortak Akıl ve Ortak Duruş sergilediysek, bugünde Kilis’te yaşananlara sessiz kalamayız” diyen Kadooğlu, “Gerek terör olayları gerekse de sınırlarımıza yönelik tehditler bölgede; toplumsal, siyasal ve ekonomik anlamda ağır bir tablo yaratmıştır. Bölge insanının, esnafın, tüccarın, yatırımcının yani iş insanlarının üzerindeki ağır ekonomik baskının hafifletilmesi noktasında çalışmalar yapılmalıdır. Bu ekonomik tedbirlerin sadece bir alana değil, tüm bölgeyi kapsayacak şekilde genişletilmesi ve zamana yayılmadan ivedilikle hayata geçirilmesini bekliyoruz” dedi.

ÜNLÜTÜRK: “GÜÇLÜ BİR EĞİTİM SİSTEMİ VE GÜÇLÜ BİR DEMOKRASİ TALEBİNE SAHİP ÇIKMALIYIZ”

Türkiye’nin potansiyellerini kullanmasının güçlü bir eğitim sistemi ve güçlü bir demokrasiden geçtiğini vurgulayan TÜRKONFED ve TÜSİAD Başkan Yardımcısı Şükrü Ünlütürk de şunları söyledi: “Burada, Anadolu’nun farklı bölgelerinden, illerinden gelen iş insanlarımız var. Pek çok kentimizin farklı alanlarda birikimi ve potansiyeli var. Bu potansiyeli güçlü biçimde ortaya çıkaracak, iş insanları olarak bizi, bölgemizde, dünyada rekabet gücü açısından da en ileriye taşıyacak, iki gündem maddemiz var ki, bunların bizim enfazlasıkı sıkıya sahip çıkmamız gereken alanlar olduğuna inanıyoruz. En önemli kaynaklarımızdanbiriolan çocuklarımıza, gençlerimizedijitalçağın gelişimini takip eden, sorgulayan, hayal uran,yaratıcı,akılcı bir eğitim verebilmekve güçlü demokrasi talebimize sıkı sıkıya sahip çıkmak.Etkin bir hukuk devletti çatısı altında,güçlü bir eğitim sistemi ve güçlü bir demokrasimiz olmadan, tüm potansiyellerin,ne yazık ki tümkentlerimizin potansiyellerinin desolup gideceğinin, kazanılan başarıların günlük kısa vadeli başarılar olarak kalacağının bilincinde olmalıyız.”

SALGAR: “DENİZLİ EN ÇOK İHRACAT YAPAN 8. İL OLMAYI BAŞARDI”

Denizli ekonomisi ile ilgili bilgi veren GESİFED Başkanı Gültekin Okay Salgar da, Denizli’nin en çok ihracat yapan 8. İl olduğunu söyledi. Salgar konuşmasına şöyle devam etti: “Denizli kısa sürede tarımdan sanayileşmeye geçmiş ve ülkemizde en çok ihracat yapan 8. il olmayı başarmış girişimci insanların bulunduğu bir şehirdir. Sanayi olmazsa Türkiye güçlü olamaz ilkesiyle, bu şehrin girişimcileri olarak, 70’li yıllardan itibaren özellikle Tekstilde büyük yatırımlar yaptık. Üretimin önemini ve ihracatın avantajlarını gördük. Tekstil sektöründeki, İş adamlarımız Dünyanın birçok ünlü markalarına Denizli’de üretim yapmayı başardı. Maalesef, bu başarımızı katma değerli ürünlere, marka ürünlere dönüştüremedik. En güzel travertenlerin çıktığı, yeraltı zenginliğimizi dünyaya yeterince tanıtamadık. Hepimiz biliyoruz, Türkiye’nin yatırıma, üretime ve ihracata ihtiyacı var. Ancak sanayinin, Türk Ekonomisindeki payı gittikçe azalmaktadır. Ekonomik karlılığı yüksek sektörler ön plana çıkmıştır. Sanayinin Ekonomimizdeki payının yüzde 35’lere çıkması için özendirici tedbirlere ihtiyacımız vardır.

EKOYORUM.COM 2016-05-28