Dünya Bankası, Türkiye için büyüme tahminini düşürdü, şeffaflık ve hukuk uyarısı yaptı

Dünya Bankası, Türkiye ekonomisi ile ilgili tahminlerini kötüleştirdi. Banka, büyüme tahminini düşürürken, enflasyon tahminini yükseltti. cari açığınsa bir miktar gerileyeceğini öngördü.

Dünya Bankası, hazırladığı son raporda, Türkiye’nin 2014 yılı büyüme tahminini yüzde 3,5’ten yüzde 2,4’e düşürdü. Banka, TÜFE beklentisini yüzde 6,2’den yüzde 7,8’e yükseltirken, cari açığın GSYH’ya oranını ise yüzde 7,1’den yüzde 6,4’e indirdi.

Banka’nın hazırladığı raporda, Türkiye’nin 2013 ekonomik performansı ile ilgili olarak şu tespitlerde bulunuldu:

“Ekonomik büyüme 2013 yılında güçlü iç talebin desteğiyle toparlandı. Ekonomi özel tüketimin, kamu yatırımlarının ve stok artışının öncülüğünde, geçtiğimiz yıla oranla (g-y-o) yüzde 4.0 genişledi. İç talebin büyümeye toplam katkısı 6.4 yüzde puan (yp) olurken, aynı dönemde net ihracatın negatif katkısı 2.3 yp oldu. Önemli gelişmelerden biri daha önceki altı çeyrekte sürekli düşüş gösteren özel yatırımların yılın üçüncü ve dördüncü çeyreklerinde g-y-o sırasıyla 3.6 ve 4.9 büyüme kaydetmesiydi. Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre, ikinci çeyrekte yüzde 2’ye, üçünce çeyrekte yüzde 0.8’e ulasan çeyreklik büyüme oranı yılın son çeyreğinde momentum kaybederek yüzde 0.5 geriledi. Bu büyüme performansının sonucunda 2012’de 10,459 bin dolar seviyesinde gerçeklesen kişi başına düşen GSYH, 2013’te 10,782 bin dolara ulaştı.

AÇIĞIN % 46’SI PORTFÖY YATIRIMLARIYLA FİNANSE EDİLDİ

Cari açık 2013’te net altın ihracatındaki gerilemeyle birlikte ciddi oranda genişledi. Altın ithalatındaki artışın, AB’deki toparlanmanın ve turizm gelirlerindeki artışın olumlu etkisini ortadan kaldırmasıyla, 2012 yılında 48,5 milyar dolar (GSYH’nin yüzde 6,2’si) olan cari açık 2013 yılında 64,9 milyar dolar (GSYH’nin yüzde 7,9’u) seviyesine yükseldi. Net altın ticareti hariç cari acık ise 2013’te 2012 yılında kaydedilen seviyenin biraz altında 51,4 milyar dolar (GSYH’nin yüzde 6,3’ü) seviyesinde gerçekleşti.

Doğrudan yatırımlar 2013 yılında toplam cari açık finansmanının yüzde 15’inde kalırken, portföy yatırımları ve diğer kısa vadeli sermaye akımları toplam finansmanın yüzde 46’sına ulaştı. Borç geri çevirme oranları bankalar ve diğer sektörler için sırasıyla (Eurobond hariç) yüzde 208,8 ve yüzde 99,8 gibi yüksek oranlarda gerçekleşti ki, bu da yükselen borçlanma maliyetlerine rağmen Türk firmalarının dış finansmana erişimlerinde ciddi bir sorun yaşamadıklarını gösteriyor.”

Bunun yanında, rapor da bir dizi uyarı yer aldı. işte onlardan bazıları:

– 2014 yılında büyümenin yavaşlayacağını buna bağlı olarak cari açığın iyileşeceğini fakat enflasyonun yüksek seviyelerde kalmaya devam edeceğini öngörüyoruz.

– Küresel faiz oranlarında ve dış finansman maliyetlerinde artış riskine karşın Türkiye orta vadede daha mütevazi bir büyüme patikasıyla karşı karşıya kalabilir.

– Türkiye’nin dış finansmana olan bağımlılığı ve finansal kesim dışındaki firmaların geniş döviz açık pozisyonları başlıca risk faktörleri olarak öne çıkıyor.

wb

ŞEFFAFLIK VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ UYARISI

Dünya Bankası, bu değerlendirmenin yanısıra, kısa vadeli risklerin önüne geçilebilmesi için “şefffaflık, yönetişimin iyileştirilmesi ve hukukun üstünlüğü” uyurasında da bulunuldu. Raporda şöyle denildi:

“Şeffaflığın artırılması ve yönetişimin iyileştirilmesi, yatırımcı güvenini artırarak kısa vadeli riskleri sınırlandırabilecek önlemler olarak öne çıkarken, yapısal reformlar orta vadeli büyüme dinamikleri için büyük önem taşıyor. Hükümet şeffaflığı artırmak için bağımsız denetime ve yatırımcının korunmasına odaklanmış durumda, ancak kamu yönetişiminim ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi için ek adımlar gerekiyor. Öte yandan, rekabetçilik, kapsayıcılık ve sürdürülebilirlik alanlarında orta vadeli reformlar 2014-2018 Kalkınma Planı’nda etraflıca ele alınmakta. Ülkenin finansman ihtiyacı ve teknolojik ilerleme potansiyeli düşünüldüğünde doğrudan yatırımların artırılması için özel çaba gerektiği ortaya çıkıyor.”

ekoyorum.com 2014-04-06