Sıcak paraya çözüm

Radikal yazarı Mahfi Eğilmez, “Tobin Vergisi”yle sıcak paranın önüne geçemeyenler en azından vergi topladılar. Biz onu da yapamıyoruz” diyor.

Mahfi Eğilmez / Radikal
2010-12-09

Tobin Vergisi’yle sıcak paranın önüne geçemeyenler en azından vergi topladılar. Biz onu da yapamıyoruz.

Eğer bir ekonomi, öteki ekonomilere göre daha yüksek faiz veriyorsa, para o ekonomiye akar. Orada kalır mı? Görünür bir risk yoksa kalır. Çünkü o getiriyi başka yerde bulamaz. Ya da şöyle soralım soruyu: Sıcak para, ülkeyi ne zaman terk eder? En ufak bir risk artışı ortaya çıktığında terk eder. Yani para, sıcak olduğu için değil, ekonomi sıcaklaşmaya başladığında gider. Bunlar da yeni şeyler değil. Öteden beri Türk ekonomisinin karşı karşıya kaldığı durum budur. Türkiye, 1980’lerden beri bir sıcak para cennetidir. Bu, yeni bir şey değil. Ama bu kez yeni olan bir şey var: İlk kez yerli yatırımcı için negatif olan reel faiz yabancı yatırımcı için ciddi biçimde pozitif getiri sağlıyor. Yani ilk kez aynı orandaki faiz yerli ve yabancı yatırımcı için farklı anlam taşıyor. O nedenle de faizin yüksekliğinden söz ettiğimizde kimse bir şey anlamıyor. Bunu, bu sütunda birkaç kez anlattım ama yeterince anlaşılamadığını düşünüyorum, çünkü işin uzmanları bile hâlâ farklı yorumlar yapıyorlar. Onun için bir kez daha anlatmaya çalışacağım.

YABANCININ BÜYÜK KAZANCI

1 ABD Doları’nın 1.5 TL’ye eşit olduğunu ve bir yıl boyunca hiç değişmediğini varsayalım. İkisi de aynı tarihte olmak üzere bir Türk yatırımcının 150 TL’lik, bir Amerikalı yatırımcının 100 dolarını çevirerek yine 150 TL’lik bir yıl vadeli ve yüzde 8 yıllık faizli birer mevduat hesabı açtırdıklarını düşünelim. Yıl sonunda ikisi de 12 TL faiz geliri alacak ve paraları faizle birlikte toplamı 162 TL’ye ulaşmış olacaktır. Türkiye’de yıllık enflasyon yüzde 8 olduğu için Türk yatırımcının reel parası 150 TL’ye düşecek yani Türk yatırımcı parasına hiçbir reel kazanç elde edememiş olacaktır. Amerikalı 162 TL’yi 1 USD = 1.5 TL paritesiyle dolara çevirince eline 108 dolar geçmiş olacaktır. Amerikalı yatırımcı 100 dolar anaparası ile 8 dolar faizini alıp ülkesine döndüğünde, ABD’de yıllık enflasyon yüzde 3 olduğuna göre 105 dolarlık bir reel satın alma gücüne sahip olacaktır. Özetle söylemek gerekirse aynı faiz oranıyla Türk yatırımcının reel getirisi sıfır, Amerikalınınki ise yüzde 5 olacaktır. Amerikalı eğer parasını Türkiye’ye getirmeyip kendi ülkesinde yüzde 3 faizle mevduata ya da tahvile yatırmış olsaydı, onun da getirisi sıfır olacaktı.

İşte sıcak para, Türkiye’ye bunun için geliyor. Sıcak para bu getiriyi sağlamak için girmeye devam ettikçe kur üzerinde baskı artıyor ve TL değerleniyor. Yukarıdaki örnekte TL’nin değerlenmesi işin içine katılmamıştır. Onu da katarsak Amerikalının kazancı daha da artıyor. Biz sıcak paraya önlem alalım mı, almayalım mı filan derken yerli yatırımcının kaybettiği Türkiye’de yabancı sıcak para yatırımcısı inanılmaz kazançlar elde edip duruyor. Sonra da hep bir ağızdan Türkiye’nin durumunun çok iyi olduğunu söylüyorlar.

Bu aşamada sıcak para çıkışlarına, çıkış süresine göre kademeli bir vergi uygulanmasını önerince birçok kişi karşı çıkıyor. Neymiş efendim başkaları uygulamış ama başarılı olamamış. Olabilir, belki sıcak para girişini önleyememişlerdir ama en azından sıcak para yatırımcısından vergi almışlardır. Biz onu da yapmıyoruz. Bir ülkenin yabancılara yapabileceği en büyük istisna, yerli yatırımcılarına uyguladığı kuralların aynısını onlara da uygulamaktır.

Eğer aynı koşullarda parasını değerlendiren yerli yatırımcı negatif reel faiz alırken yabancı yatırımcı ciddi oranda pozitif reel faiz elde ediyorsa bir yerde yanlış yapıyoruz demektir ve bu yanlışı düzeltmemiz gerekir. Aksi takdirde bu fark yabancılar lehine bir çeşit kapitülasyona dönüşüyor.