Euro Bölgesi ikiye bölünür mü?

Servet Yıldırım, “Olağan şüpheliler” başlıklı yazısında “Ünlü yatırımcı Dennis Gartman’ın dediği gibi 17 üyesi olan Euro Bölgesi aynı Kore’nin bölündüğü gibi ‘Kuzey Euro’ ve ‘Güney Euro’ diye ikiye bölünebilir” diyor.

Servet Yıldırım – Radikal
2011-01-15

Avrupa’da onlara ‘olağan şüpheliler’ diyorlar. Bryan Singer’in ünlü ‘Usual Suspects’ filminden esinlenmişler. Yunanistan, İrlanda, Portekiz’den bahsediyorum. Halkayı biraz daha genişletip İspanya ve İtalya’yı da şüpheliler listesine dahil ediyorlar. Şüphe edilen şey mali zorluk içindeki bu ülkelerin borçlarını günün birinde ödeyemeyecek olmaları. Hepsinin de kamu borcu çok yüksek. Milli gelirlerini aşıyor.

Batmaları halinde sorun bu ülkelerle sınırlı kalsa dert değil; kimse onları kurtarmak için uğraşmayacak. Ama işin ucu Almanya, Fransa, İngiltere ve Amerika’ya uzanıyor. Örneğin İspanya’nın Alman bankalarıyla olan ilişkisini alalım. Alman bankalarının bu ülkenin tahvil ve bonolarına yatırdığı para 217 milyar dolar. İspanyol hazinesi borçlarını ödemeyeceğini açıkladığı gün Alman bankaları bu rakam kadar zarar yazmak zorundalar. Bu kadar zarar Alman bankalarını öldürmese de acı çektirir. Alman bankalarının İspanya, İrlanda, Yunanistan’daki toplam riski yarım trilyon doları aşıyor. Bu nedenle Almanya İspanya’daki olası sorunlara kayıtsız kalamıyor. Çünkü İspanya’nın sorunu bir anda kendi sorunu olabilir. Alman bankaları milyarlarca dolar zarar yazdığında hükümetinin elini cebine sokup, bu bankalara destek olması gerekecek. Zincirin sonu vergisini düzenli olarak ödeyen sokaktaki Alman’a uzanıyor; çünkü hükümetin bankalara aktaracağı para halktan topladığı vergiler olacak.

Avrupa’yı Çin ve Japonya mı kurtaracak?

Çin’in elinde 2.85 trilyon dolarlık döviz rezervi var. Japonya’nın rezervi ise 1.1 trilyon dolayında. İkisinin toplamı neredeyse 4 trilyon dolar ediyor. İşte Avrupa krizden çıkış için bu paraya göz dikti. İstedikleri Çinlilerin ve Japonların bu paraları Avrupa ülkelerine borç vermeleri. Bugüne kadar büyük ölçüde Amerikan hazinesini finanse eden Çin, Avrupa’ya destek vereceğini açıklamıştı. Toplam portföyünde Avrupa ülkelerinin tahvillerinin payını da ufak ufak artırmaya başladı. Geçen hafta içinde Japonya’da Çin gibi Avrupa ülkelerine ait hazine kâğıtlarından alacağını açıkladı. Plana göre Avrupalılar bu ay sonunda İrlanda’ya yardım için yüklü miktarda tahvil çıkaracaklar, Japonya da bu tahvillerin beşte birini alacak. Dünyanın en yüksek döviz rezervine sahip iki ülkesinin atacakları bu adımlar krizdeki Yunanistan, İrlanda ve Portekiz gibi ülkelere nefes aldırıp, süre kazandırabilir. Aksi takdirde kriz bu üç ülkeden İspanya ve İtalya gibi daha büyük ekonomilere sıçrar. Ünlü yatırımcı Dennis Gartman’ın dediği gibi 17 üyesi olan Euro Bölgesi aynı Kore’nin bölündüğü gibi ‘Kuzey Euro’ ve ‘Güney Euro’ diye ikiye bölünebilir.

Berlusconi için sonun başlangıcı mı? Berlusconi, İtalya’nın son 20 yılına damgasını vurdu. Çok krizler gördü ama şansı ona hep yardım etti. Şimdi ise şansının tükendiği noktaya yaklaşıyor. Anayasa Mahkemesi, Berlusconi’yi vergi kaçırma ve yolsuzluk gibi suçlamalarla yargılanmaktan koruyan yasanın geçersiz olduğuna karar verdi. Ekonomik krizle zaten başı belada olan Berlusconi ne yapıp edip mecliste güvenoyunu kıl payı almıştı. Düşük büyüme hızı, yüksek kamu borcu ve yaşlanan nüfus gibi üç temel sorunu olan İtalya’yı politik olarak dalgalı bir dönem bekliyor. İtalya Ekonomi Bakanı Tremonti de yaklaşan fırtınanın farkında olmalı ki şimdiden tahvil ihracıyla İtalya hazinesinin kasasını doldurmaya çalışıyor. Çünkü gelecekte borçlanmak daha zor ve daha maliyetli olabilir.