Güven sorunu ve ekonomik durum

Tüketici güven endeksi Mayıs ayında 64,29’a geriledi. Bu, 2009 yılı Mart ayından bu yana görülen en düşük seviye. Endeksin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimserliği, 100’den küçük olması ise kötümserliği ifade ediyor.Kadir Dikbas-2

Bazı anketler ve göstergeler, ekonomideki genel gidişata dair önemli ipuçları verir. Tabii ki, sağlıklı ve objektif yapılmaları halinde.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) işbirliği ile yürütülen “tüketici eğilim anketi” var. Bu anketle, tüketicilerin kişisel mali durumlarına ve genel ekonomiye ilişkin mevcut dönem değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri ölçülmekte ve yakın gelecekte yapılması planlanan harcamalarına ve tasarruflarına ilişkin eğilimleri belirlenmekte.
Her ay düzenli olarak açıklanan “tüketici güven endeksi”, bu anket sonuçlarından hesaplanan bir endeks ve 0 ile 200 aralığında değer alabiliyor. Endeksin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması ise tüketici güveninde kötümser durumu ifade ediyor.

Endeksle ilgili en son veriler 21 Mayıs 2015 tarihinde açıklandı. Sonuç beklendiği gibi yine olumsuz. Endeks değeri 100’ün üzerinde olmak bir yana 64,29 oldu. Nisan ayında 65,35 seviyesindeydi. Düşüş, 1,06 puan.

SON 6 YILIN EN DÜŞÜĞÜ

Endeksin aldığı değer, geçen yılın aynı ayında 76,0 idi. Geçen yıla göre de 11,71 puanlık gerileme söz konusu.
Endeksin aldığı 64,29’luk değer, küresel krizin ağırlaşmaya başladığı 2009 yılının Mart ayından bu yana görülen en düşük seviye.

Tüketici güven endeksine ilişkin diğer detaylara da bir göz atalım:

Hanenin maddi durum beklentisi endeksi, Nisan ayında 86,16 iken Mayıs ayında 86,18 olmuş. Yani, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durumunda bir önceki aya göre önemli bir değişiklik beklenmiyor.

Nisan ayında 86,12 olan genel ekonomik durum beklentisi endeksi, yüzde 0,7 oranında azalarak Mayıs ayında 85,50’ye gerilemiş. Yani, gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durumun daha iyi olacağı yönünde beklentisi olan tüketicilerin sayısı bir önceki aya göre azalmış.

Tasarruf etme ihtimali endeksi ise, yüzde 11,6 gibi oldukça yüksek bir oranda azalmış durumda. Nisan ayında 22,37 olan endeks, Mayıs ayında 19,79 değerine düşmüş. Yani, tüketicilerin önümüzdeki 12 aylık dönemde tasarruf etme ihtimalleri bir önceki aya göre ciddi düşüş kaydetmiş.
Bununla birlikte, işsiz sayısı beklentisi endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,6 oranında azalarak Mayıs ayında 65,70 değerine düşmüş. Yani, gelecek 12 aylık dönemde işsiz sayısında artış bekleyenlerin oranında azalış söz konusu.

İNŞAATTA KÖTÜMSERLİK HAKİM

Bir de sektörel güven endeksleri var.

TÜİK’in 2015 Mayıs ayı anket sonuçlarına göre, hizmet sektörü güven endeksi Nisan ayında 100,60 iken, Mayıs ayında 100,69 değerine yükselmiş.

Nisan ayında 101,84 olan perakende ticaret sektörü güven endeksi de Mayıs’ta 103,26 değerine yükselmiş.

İnşaat sektöründeki durumsa, hizmet ve perakende sektörü gibi değil. Endeks Mayıs’ta bir miktar yükselse de 100’ün altında seyretmeye devam ediyor. Endeks değeri, bir önceki ayda 81,04 iken, Mayıs’ta 83,40 değerini almış.

Tüketici güven endeksinde olduğu gibi, sektörel güven endeksleri de 0-200 aralığında değer alabiliyor. Endeksin 100’den büyük olması sektörün mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise kötümserliği gösteriyor.

REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ ARTTI AMA…

İşin tüketici/tüketim boyutu böyle. Peki, üretici tarafında durum nasıl?

Merkez Bankası’nın açıkladığı “İktisadi Yönelim Anketi ve Reel Kesim Güven Endeksi” de, üretici tarafına ilişkin önemli sinyaller veriyor.

2015 yılı Mayıs ayında reel kesim güven endeksi, bir önceki aya göre 1,1 puan artarak 109,0 seviyesinde gerçekleşmiş. Endeks değeri, 2014 Mayıs ayında 113,3 seviyesindeydi. 109,0 seviyesi, 2014 yılı Ağustos ayından bu yana görülen en yüksek değer.

Mayıs 2015 anketinde, son üç aydaki toplam sipariş miktarı ve mevcut toplam sipariş miktarına ilişkin değerlendirmeler reel kesim güven endeksini artış yönünde etkilemiş görünüyor. Ancak, gelecek üç aydaki üretim miktarı, gelecek üç aydaki toplam istihdam miktarı, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, mevcut mamul mal stoku miktarı ve sabit sermaye yatırım harcaması endeksi azalış yönünde etkilemiş.

Bu arada, Nisan ayında yüzde 74,1 olan imalat sanayi genelindeki kapasite kullanım oranının Mayıs ayında yüzde 74,9’a yükseldiğini hatırlatalım. Oran, 2014 yılının aynı ayında ise yüzde 74,4 seviyesindeydi. Bu, az bir iyileşme olsa da, sanayinin düşük kapasiteyle çalışmaya devam ettiğinin göstergesi.

Kapasite kullanım oranı, en son 2008 küresel krizi öncesinde, 2008 Ağustos ayında yüzde 80’i görmüştü. O tarihten bu yana yüzde 80 ve üzerini hiç görmedi.

Mevcut manzara bu. Özellikle tüketici kesimindeki tedirginlik fazla, beklentiler bir hayli olumsuz. Ekonomideki genel gidişata ve geleceğe güven ise, hem tüketici hem üretici tarafında zayıf seyrini koruyor.

KADİR DİKBAŞ / 2015-06-01 / k.dikbas@ekoyorum.com /