İhracatın hızla gerilediği üç pazar

 Kadir Dikbas-2İthalatta devam eden gerilemeye rağmen, yaptığımız ihracat halen ithalatımızın üçte ikisini karşılayabiliyor.

Ocak-Ekim 2014 döneminde, ihracatımızın en fazla gerilediği üç ülke İran, Çin ve Rusya.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim ayı dış ticaret verilerini açıkladı. Verilere göre, ihracat 2014 yılı Ekim ayında, 2013 yılının aynı ayına göre yüzde 7,3 artarak 12 milyar 933 milyon dolara yükselirken, ithalat yüzde 1,5 azalarak 19 milyar 185 milyon dolara geriledi.

Ocak-Ekim döneminde ise, ihracat yüzde 5,6 artışla 131 milyar 392 milyon dolar oldu. İthalat yüzde 3,9’luk azalışla 199 milyar 3 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.

İhracatın ithalatı karşılama oranı, Ekim ayında yüzde 67,4, Ocak-Ekim döneminde yüzde 66,0 oldu.

Yani ithalatta devam eden gerilemeye rağmen, yaptığımız ihracat halen ithalatımızın üçte ikisini karşılayabiliyor.

Elbette, dış ticaret açığındaki daralmanın devam etmesi olumlu, fakat ihracattaki artışı yeterli görmek mümkün değil.

İhracatımızda yüzde 5,6 gibi düşük seviyede bir artışla karşılaşmamızın en önemli sebebi, dış pazarlardaki ve özellikle de umut bağladığımız bazı pazarlardaki daralma.

Ortadoğu pazarındaki savaş hali ve tıkanma malum. Buna ilaveten, özellikle Çin, Rusya ve İran pazarındaki daralma da dikkat çekici.

Ocak-Ekim 2014 döneminde, ihracatımızın en fazla gerilediği (İlk 20 ülke arasında) üç ülke İran, Çin ve Rusya. İran’a yapılan ihracat yüzde 21,6, Çin’e yapılan ihracat yüzde 19,2, Rusya’ya yapılan ihracatsa yüzde 12,9 oranında düşmüş.

İhracattaki düşüşün sebebine geçmeden önce, bu üç ülke ile ilgili acı bir gerçeği not etmekte fayda var:

– Çin’e yaptığımız ihracat, bu ülkeden yaptığımız ithalatın sadece ve sadece yüzde 11,6’sını, dokuzda birini karşılayabiliyor.

– Rusya’ya yaptığımız ihracat, bu ülkeden yaptığımız ithalatın yüzde 23,8’ini, dörtte birini karşılıyor.

– İran’a yaptığımız ihracat da, bu ülkeden yaptığımız ithalatın yüzde 34,4′ünü, yani üçte birini karşılıyor.

İran’a ihracattaki gerilemenin, altın satışındaki düşüşten kaynaklandığını söyleyebiliriz. Çin ekonomisinde ise geçmişe nazaran daha düşük oranlı büyüme söz konusu. Bu, bizimle ticarete de etki etmiş anlaşılan.

Kırım’ı ilhak etmenin bedeli

Rusya pazarında ise giderek kötüye giden bir manzara göze çarpıyor. Türkiye’den Rusya’ya yapılan ihracat, Ekim’de 20,3 gerilemiş. İthalat da, yüzde 4,4 daralmış.

Rusya, bağımsız Ukrayna topraklarına girmenin, Mart ayında Kırım’ı ilhak etmenin ekonomik bedelini ödüyor. Batı’nın başlattığı ambargo ve yaşanan hızlı sermaye çıkışı Rubleye rekor seviyede değer kaybettirdi. Düşen dünya petrol fiyatları da, enerji gelirlerine bağımlı Rus ekonomisine ikinci büyük darbeyi vurdu. Sıkıntı derinleşiyor, halkın alım gücü her geçen gün azalıyor.

Bu durumdan Türk ihracatçısı da payına düşeni alıyor…

Petrol fiyatlarındaki azalışın Türkiye gibi petrol ithalatçısı ülkelerin ithalat giderlerini düşüreceği muhakkak. Ancak petrol ve doğalgaz geliri azalan ülkelerin harcamalarını kısmaları sonucu bu ülkelerin pazarları daralıyor ve daha da daralacak. Aynen Rusya pazarında olduğu gibi.

Eğer düşük petrol fiyatları kalıcı olursa, bundan pek çok altyapı projelerinin de etkilenmesi ihtimal dahilinde. Bu da, özellikle Türk müteahhitlik sektörünün Rusya, Türk cumhuriyetleri ve Ortadoğu’daki çalışmalarını etkileyebilir.

Ayrıca, Türkiye’ye en fazla turist gönderen ikinci ülke konumundaki Rusya’nın içinde bulunduğu kriz hali, Türkiye’nin turizm gelirlerini de etkileyebilir.

RUSYA İLE TİCARET (Milyon $)
              İhracat     İthalat   İhracat/İthalat (%)
2012       6.681      26.625      26,6
2013       6.967      25.063      27,8
2013¹      5.764      20.289      28,4
2014¹      5.022      21.105      23,8
 
ÇİN İLE TİCARET (Milyon $)
               İhracat    İthalat    İhracat/İthalat (%)
2012        2.833     21.295      13,3
2013        3.602     24.687      14,6
2013¹      2.960     20.469       14,5
2014¹      2.392     20.571       11,6
 
İRAN İLE TİCARET (Milyon $)
              İhracat      İthalat   İhracat/İthalat (%)
2012       9.922       11.965      82,9
2013       4.194       10.383      40,4
2013¹     3.671         8.793       41,7
2014¹     2.876         8.353       34,4
(¹) Ocak-Ekim Kaynak: TÜİK

 

KADİR DİKBAŞ’IN BÜTÜN YAZILARI