İSO'dan bankalara, "finansal paronaya" uyarısı

iso-2016-04-21

Bankaların reel sektöre yönelik şüpheci yaklaşımını eleştiren İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, “Finansal paranoyaya kapı aralamak kimseye fayda sağlamaz” dedi.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı’nda konuşan Maliye Bakanı Naci Ağbal, “Özel sektörün, işverenin üzerinde maliyet ve yük oluşturan Damga vergisi, harç, banka sigorta muamelesi vergisi gibi uygulamalar var. Bu konularda Gelir Vergisi torba yasa tasarısında gerekli düzenlemeler olacak” diye konuştu.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ise, bankaların son dönemde reel sektöre olan şüpheci yaklaşımına dikkat çekerek “Finansal paranoyaya kapı aralamak hiç kimsenin yararına olmaz” dedi.

İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) bu yılki ilk Meslek Komiteleri (MESKOM) Ortak Toplantısı, Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın katılımı ile gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşması yaptığı MESKOM ortak toplantısında sanayi ve maliye ile ilgili güncel konular ele alındı. Açılış konuşmasını yapan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, bankaların son haftalarda reel sektöre yönelik şüpheci yaklaşımının sanayiciler için sorun oluşturduğuna dikkat çekerek, “Bankalar sıkıntılı zamanlarda daha fazla anlayışlı olmalı. Aksi bir tutum takınılarak piyasalarda ve iş dünyasında bir finansal paranoyaya kapı aralamak hiç kimsenin yararına olmayacaktır” diye konuştu.

Bankalar ile reel sektörün aynı gemide yer aldığına değinen Bahçıvan, “Bankalar bizi iyi gün müşterisi değil, sürekli iş ortağı olarak görmelidir. İSO olarak riskleri ve fırsatları birlikte gören, çözüme odaklı, iyimserliği ön planda tutan, ülkemizin yarınlarına güvenen bir yaklaşıma bugüne kadar önem verdik, bundan sonra da önem vermeye devam edeceğiz” dedi.

Alacak sigortası sorunların çözümüne katkı verecek

Bahçıvan, sanayicilerin son aylarda karşılıksız çekler, iflas ertelemeler, ekonomik güven endeksindeki düşüş ve banka kredilerinde yaşanan sorunlar gibi olumsuz gelişmelerle karşı karşıya olduklarını vurguladı. Bahçıvan, “İflas erteleme koşullarının daha gerçekçi olması gerektiğine inanıyoruz. Gerçekten finansal zorluk yaşamakta olan iyi niyetli firmalar ile birlikte alacaklıları da koruyacak ancak istismarı da engelleyecek nitelikte yeni bir düzenleme yapılmalıdır. Yine çeklerin ödenmemesi ve karşılıksız çıkması durumundaki caydırıcı yaptırımlar gündeme getirilmeli ve çeklerin güç ve saygınlığını yeniden kazanması sağlanmalıdır. Alacak sigortası müessesinin yaygınlaşmasının bu sorunların çözümüne katkı ve destek vereceğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

İhtiyaç duyulan model; Kalkınma Bankacılığı

Bahçıvan konuşmasında, sanayileşmiş tüm ülkelerde kamunun sanayi yatırımlarına destek olduğuna, bu kapsamda Türkiye’nin büyük sanayi projelerini ve hedeflerini finansal açıdan destekleyecek bir modele ihtiyaç duyduğuna dikkat çekti. İhtiyaç duyulan modelin, uzun süredir savundukları yeni nesil Kalkınma Bankacılığı olduğunu belirten Bahçıvan, “Dünyanın hiçbir ülkesinde tamamıyla özel sektör bankacılığına dayanan bir başarı hikayesi yok. Bir kalkınma bankacılığı modeli olmadan, sadece özel sektör bankalarına dayanan bir sanayi ancak bir yere kadar gidebilir. Bu nedenle yeni nesil bir Kalkınma Bankamız olmalı ve özel sektör bankalarını da peşinden sürükleyecek bir rüzgar estirilmelidir” dedi.

KDV oranları yeniden ele alınmalı

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, farklı sektörlerdeki farklı KDV oranlarına ilişkin bütüncül bir KDV oranı çalışması yapılması gerektiğine inandıklarını da söyledi. Aralarında tedarik zinciri bağı olan sektörlerdeki KDV oranı farkının, işletmelere ciddi bir yük getirdiğini vurgulayan Bahçıvan, “KDV oranları, tüm sektör ve paydaşların görüş ve önerilerinin alınacağı istişare toplantıları ile yeniden ele alınmalı. Dolaylı vergiler içinde yer alan Damga Vergisi’nin de azaltılmasını değil tamamen kaldırılmasını talep ediyoruz” dedi.

İyi günde de kötü günde de ortak olmalıyız

Maliye Bakanı Naci Ağbal da İSO MESKOM Ortak Toplantısı’nda meslek komitesi üyelerinin dile getirdiği sorunların çözümüne odaklanacaklarını söyledi. Maliye Bakanlığı’nın ve sanayicilerin iyi günde de kötü günde de ortak olması gerektiğinin altını çizen Bakan Ağbal, “Vergi borçlarının yeniden yapılandırılmasında, gerek verginin kendisinde, gerekse ödeme gününde işverenlere birtakım kolaylıklar getirilmesini istiyoruz. Bakanlık olarak bir sorun varsa yardımcı olalım diye kapınızı çalmak istiyoruz” deyince sanayicilerden büyük alkış aldı.

Bakan Naci Ağbal, “Burada ifade edilen eleştirilere baktığımızda, siz sanayicilerin ödenen vergilerden şikayeti yok. Sadece girişimciliğe engel olan ve kayıt dışına iten vergi düzenlemelerinin, ayrıca işin maliyetini artıran, karlılığı azaltan düzenlemelerin hayata geçirilmesini talep ediyorsunuz. Gerek Gelir Vergisi torbası, gerekse bundan sonraki düzenlemelerde bu konuya önem vereceğiz. Özel sektörün, işverenin üzerinde maliyet ve yük oluşturan vergi uygulamaları var, Damga vergisi, harç, banka sigorta muamelesi vergisi gibi. İnşallah Gelir Vergisi torba yasa tasarısında gerekli düzenlemeler olacak. Bu toplantıda çıkacak konulardan Gelir Vergisi torbasına koyalım, bu toplantı sonuç toplantısı olsun. Bu yasa çalışmasında bu konuları tek tek değerlendireceğiz” diye konuştu. Bakan Ağbal, sanayicilerin vergi indirim taleplerine ilişkin olarak da, “KDV, devletin sizden aldığı bir borç. Bu borcun iadesi nasıl hızlandırılabilir, bu yönde çabamız var. Diğer yandan bir anda Damga Vergisi’nden vazgeçemeyiz. Bu vergi tamamen kaldırılmasa da düzenlemeler yapacağız. OSB’de Emlak Vergisi’nde çalışma yapacağız ama geçici vergiyi kaldıramayız” dedi.

Devlet, reel sektör ve finansın işbirliği önemli

Sürdürülebilir büyümede üç önemli sac ayağı olan reel sektör, finans ve devletin işbirliği yapmasının önemine değinen Bakan Ağbal, şunları söyledi: “Öncelikle reel sektör ayakta kalacak, içeride ve dışarıda fırsatları görecek, firma ve ulusal düzeyde gelişme yolunu arayacak. Ama reel sektörün bunu yapması için, ikinci sac ayağı olan finans sektörünün desteği lazım. Bu iki sektörden biri olmadan diğeri ayakta kalamaz. Reel sektörde sürdürülebilirlik, finans sisteminin ayaklarının yere sağlam basmasına bağlı. Üçüncü sac ayağı olan devlet de ikisinin önündeki engelleri, rekabeti engelleyici faktörleri ortadan kaldırmalı.”

EKOYORUM.COM 2016-04-21