İthalatın saltanatı devam ediyor

Kadir Dikbas-2Evet, değer olarak ihracat düştü, ithalat daha çok düştü ama….

Türkiye İstatistik Kurumu ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2015 yılı Ocak-Ağustos döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,7 azalarak 95 milyar 674 milyon dolar, ithalat yüzde 11,5 azalarak 140 milyar 916 milyon dolar oldu. Böylece, Ağustos ayında dış ticaret açığı yüzde 16,9 azalarak 54 milyar 425 milyon dolardan 45 milyar 242 milyon dolara düştü. İhracatın ithalatı karşılama oranı da, 2014 Ağustos ayında yüzde 65,8 iken, 2015 Ağustos ayında yüzde 67,9’a yükseldi.

Türkiye, yaklaşık bir yıldır ihracatta değer açısından kesintisiz gerileme yaşıyor. Bu, hiç alışık olmadığımız bir durum.

Düşüşün sebeplerinden biri, Avrupa para biriminin dolar karşısında değer kaybetmesi. Geçen yıl Ağustos sonunda 1,31 olan Avro/Dolar paritesi, bu yıl Ağustos sonunda 1,12’ye kadar geriledi. Bu durum, Avrupa’ya ihracatın (dolar bazında) ciddi manada gerilemesine yol açtı.

KUR VE FİYAT ETKİSİ

Doların tüm dünyada değer kazanması, Türkiye yanında birçok ülkenin de ihracat ve ithalatını (dolar bazında) derinden etkiliyor.

Ayrıca, petrol ve diğer emtia fiyatlarında da ciddi düşüşler var.

Bu yüzden, dış ticaretteki seyre miktar endeksleri açısından da bakmakta fayda var.

Merkez Bankası, hem nominal ihracat ve ithalat değerlerini, hem de ihracat ve ithalat miktar endekslerini karşılaştırarak derli toplu bir sonuca ulaşmış.

Banka’nın 2015 yılı 2. Ödemeler Dengesi Raporu’nda yer alan ihracatla ilgili değerlendirme aynen şöyle:

“İhracat euro-ABD doları paritesindeki gelişmelere bağlı olarak yılın ikinci çeyreğinde de yıllık bazda gerilemeye devam etmiştir. İhracat miktar endeksi yıllık yüzde 0,6 oranında yükselmesine rağmen ihracat fiyatlarındaki düşüşler sonucu nominal ihracat yüzde 8,8 oranında azalmıştır. Diğer yandan altın hariç bırakıldığında miktar endeksinin yüzde 3,1 gerilediği dikkat çekmektedir. Irak ve Rusya Federasyonu gibi önemli ihracat pazarlarında yaşanan sorunlar bu gelişmede belirleyici olmuştur.”

Merkez Bankası, ithalattaki gelişmeyi de böyle izah ediyor:

“2015 yılı ikinci çeyreğinde ithalat reel olarak bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla ılımlı bir artış sergilemiştir. İthalat miktar endeksi yıllık bazda yüzde 2,5 oranında artarken, altın hariç bırakıldığında miktar endeksindeki artış yüzde 5,3’e yükselmektedir. Diğer taraftan, paritedeki ve enerji fiyatlarındaki önemli düşüşlerin etkisiyle ithalat fiyatları gerilemiş ve nominal ithalattaki yıllık bazda düşüş yüzde 12,7 seviyesine yükselmiştir.”

2015-11-ihracat

Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, özet olarak, miktar olarak ihracatımızda (2015 ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre) yüzde 0,6, ithalatımızda yüzde 2,5 artış yaşanmış. Bununla birlikte, nominal ihracat yüzde 8,8, nominal ithalat yüzde 12,7 düşmüş.

Bunun anlamı şu aslında: Her şeye rağmen ithalattaki artış hızı, ihracatın önünde seyretmeye devam ediyor. Kur ve fiyat hareketleri bu gerçeği perdeliyor…

2015-11-ithalat

Yeri gelmişken dünya ticaretindeki gelişmelere de bakalım.

Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTO) geçici verilerine göre, dünya ihracatı (değer olarak) 2015 yılının ikinci çeyreğinde de gerileme kaydetmiş. Bu gerilemede fiyat etkilerinin çok fazla etkili olduğu açık. Veriler, bu yılın ilk çeyreğinde, küresel ihracatın yüzde 12,1 daraldığını, reel ihracatın ise yüzde 4,0 arttığını gösteriyor.

DÜNYA İHRACATINDAKİ PAYIMIZ YÜZDE 1 BİLE DEĞİL

Yine DTO verilerine göre, Türkiye’nin dünya ithalatı ve ihracatı içindeki paylarında sınırlı artışlar gerçekleştiği anlaşılıyor. 2015 yılı ikinci çeyreğinde Türkiye’nin dünya ithalatı içindeki payı yüzde 1,3, dünya ihracatı içindeki payı yüzde 0,9 oldu.

Yani dünya ihracatındaki payımı henüz yüzde 1 bile değil. Bu sebeptendir ki, Türkiye’nin daha çok üretmeye ve satmaya ihtiyacı var. Unutmayalım, ithalat başkasının üretiminin yükselmesi ve zenginleşmesi, ihracatsa bizim üretimimizin yükselişi ve zenginleşmemiz demek…

Son olarak, Cumhuriyet’in 100. yılı 2023 yılı için hedeflenen 500 milyar dolarlık ihracatın da artık bir hayal olduğunu hatırlatalım. Bu gün 150 milyar doların altına gerilemiş olan yıllık ihracatı, 8 yıl içinde üçe, dörde katlamak imkansız çünkü…

Görünen o ki, ulaşılabilir yeni bir hedefle, daha çok üretmek ve ihraç etmek için yeniden kolları sıvamak şart. İşsizlik sorunu, ancak daha çok üretim ve ihracatla çözülür, dış ticaretin yüzde 30’unu aşan açıkla değil…

KADİR DİKBAŞ / 01 Kasım 2015 /