Merkez Bankası, faiz koridorunu biraz daha daralttı

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 5,75’te sabit tuttu. Gecelik faiz oranlarını borçlanmada yüzde 5 seviyesinde sabit bıraktı, borç vermede ise yüzde 9,5’den yüzde 9’a düşürdü.

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, Erdem Başçı başkanlığında toplandı. Toplantıya Başkan Başçı dışında Kurul Üyeleri Ahmet Faruk Aysan, Murat Çetinkaya, Turalay Kenç, Necati Sahin, Abdullah Yavas ve Mehmet Yörükoğlu katıldı.

Kurul, toplantıda politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 5,75 düzeyinde sabit tutmayı kararlaştırdı. Gecelik faiz oranlarını ise, borçlanmada değiştirmeyip yüzde 5’te bıraktı, borç vermede yüzde 9,5’ten yüzde 9’a indirdi.

Toplantı sonrası yapılan açıklamada, “Yurt içi nihai talep ılımlı seyretmeye devam etmekte, ihracat ise küresel büyüme görünümündeki zayıflamaya rağmen artış eğilimini korumaktadır. Bu doğrultuda, toplam talep koşulları enflasyondaki düşüşü desteklerken cari işlemler açığı kademeli olarak azalmaya devam etmektedir” denildi.

Merkez Bankası’ndan yapılan açıklama şöyle:

“Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı ile Bankamız bünyesindeki Bankalararası Para Piyasası ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Repo–Ters Repo Pazarı’nda uygulanmakta olan faiz oranlarının aşağıdaki gibi belirlenmesine karar vermiştir:

a) Politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 5,75 düzeyinde sabit tutulmuştur.

b) Gecelik faiz oranları: Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 5 düzeyinde sabit tutulmuş; borç verme faiz oranı yüzde 9,5’ten yüzde 9’a, açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla tanınan borçlanma imkanı faiz oranı yüzde 9’dan yüzde 8,5’e düşürülmüştür.

Geç Likidite Penceresi Faiz Oranları: Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası’nda saat 16.00–17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 0 düzeyinde sabit tutulmuş, borç verme faiz oranı yüzde 12,5’ten yüzde 12’ye düşürülmüştür.

Son dönemde açıklanan veriler, iç ve dış talep arasındaki dengelenmenin öngörüldüğü şekilde sürdüğünü teyit etmektedir. Yurt içi nihai talep ılımlı seyretmeye devam etmekte, ihracat ise küresel büyüme görünümündeki zayıflamaya rağmen artış eğilimini korumaktadır. Bu doğrultuda, toplam talep koşulları enflasyondaki düşüşü desteklerken cari işlemler açığı kademeli olarak azalmaya devam etmektedir.

Kurul, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki olumlu seyrin katkısıyla enflasyonun yılsonunda Ekim Enflasyon Raporu tahminine kıyasla daha düşük bir düzeyde gerçekleşeceğini öngörmektedir. Bununla birlikte, yönetilen/yönlendirilen fiyatlar ve enerji fiyatlarındaki artışların dolaylı etkileri orta vadeli enflasyon görünümü açısından yakından izlenmektedir.

Yakın dönemde yaşanan gelişmeler Türkiye ekonomisine yönelik risk iştahının göreli olarak iyileşmesine neden olsa da, küresel ekonomiye dair belirsizliklerin sürmesi nedeniyle para politikasında her iki yönde de esnekliğin korunmasının uygun olacağı belirtilmiştir. Bu doğrultuda, alınan tedbirlerin krediler, yurt içi talep ve enflasyon beklentileri üzerindeki etkileri dikkatle takip edilecek, Türk lirası fonlama miktarı gerekli görüldüğünde aşağı veya yukarı yönlü ayarlanacaktır.

Kurul, rezerv opsiyonu katsayıları artırılırken faiz koridorunun ölçülü olarak daraltılmasının finansal istikrarı destekleyeceği değerlendirmesinde bulunmuştur. Önümüzdeki dönemde, finansal istikrar açısından gerekli görülmesi halinde politika faizinde ve gecelik borçlanma faizinde ölçülü bir indirimin gündeme alınabileceği ifade edilmiştir.

Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika durusunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.”

ekoyorum.com
2012-11-20