Merkez Bankası’ndan uyarı

Merkez Bankası, “Ekonomik birimlerin daha az borç, daha çok öz kaynak kullanmalarının teşvik edilmesi bu yönde alınması gereken en önemli tedbirlerden biridir” diyerek uyardı.
 
ekoyorum.com
2010-12-08

Merkez Bankası, aşırı borçlanma konusunda hane halkı ve özel şirketleri uyardı. Banka, yayınladığı son Finansal İstikrar Raporu’nda, “Ekonominin daha çok yurt içi talebe bağlı olarak canlanması hane halkı ile firmaların borçluluğunu yükseltmekte ve cari işlemler açığını artırmaktadır. Önümüzdeki dönemde, kısa ve uzun vadeli sermaye akımlarının ve cari işlemler açığının seyri, finansal istikrar açısından daha yakından takip edilmesi gereken göstergelerdir” ifadelerini kullandı.

Merkez Bankası tarafından yılda iki kez yayımlanan Finansal İstikrar Raporu’nun ikinci sayısı yayımlandı. Rapora göre, mevcut konjonktürde hem kamu hem de özel kesim için aşırı borçlanma yoluna gitmemek, tüm borçlanmalarda uzun vadeyi tercih etmek, olabildiğince Türk Lirası cinsinden borçlanmayı yeğlemek ve riskleri doğru yönetmek bu dönemde ekonominin dış şoklara karşı dayanıklılığını önemli ölçüde pekiştirecek.

Raporda borçlanma ile ilgili olarak şu uyarılara yer verildi:

“Ekonominin daha çok yurt içi talebe bağlı olarak canlanması hane halkı ile firmaların borçluluğunu yükseltmekte ve cari işlemler açığını artırmaktadır. Önümüzdeki dönemde, kısa ve uzun vadeli sermaye akımlarının ve cari işlemler açığının seyri, finansal istikrar açısından daha yakından takip edilmesi gereken göstergelerdir. Bu göstergelerin dikkatle izlenerek makro-finansal riskleri azaltıcı önlemlerin zamanında ve etkili bir şekilde alınması önem arz etmektedir.

“Uzun vadeyi ve TL’yi tercih edin”

Güçlenen sermaye akımlarına karşı gelişmekte olan ülkelerin başvurduğu politika araçları genel olarak sermaye girişlerini engellemeye çalışmak şeklinde olmuştur (Özel Konu IV.2). Ülkemizde ise diğer gelişmekte olan ülkelerden farklı olarak, sermaye akımlarının hızlandığı dönemlerde finansal istikrarı güçlendirecek tedbirlerin de hızlandırılması tercih edilmektedir.

Mevcut konjonktürde hem kamu hem de özel kesim için aşırı borçlanma yoluna gitmemek, tüm borçlanmalarda uzun vadeyi tercih etmek, olabildiğince Türk lirası cinsinden borçlanmayı yeğlemek ve riskleri doğru yönetmek bu dönemde ekonomimizin dış şoklara karşı dayanıklılığını önemli ölçüde pekiştirecektir.

Ekonomik birimlerin daha az borç, daha çok öz kaynak kullanmalarının (düşük kaldıraç) teşvik edilmesi bu yönde alınması gereken en önemli tedbirlerden biridir. Kamu kesiminde güncellenen Orta Vadeli Program’ın (OVP) mali disiplinin süreceğine işaret etmesi, hane halkında tüketici kredilerine uygulanan Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) kesintilerindeki artırım, konut finansmanı kullanımında borç/de!er oranı üst sınırının yüzde 75 olarak belirlenmiş olması, bankalarımız için sermaye yeterlilik oranının yüzde 12 olarak hedeflenmesi bu kapsamda alınmış tedbirlerdir.

İkinci olarak ekonomik birimlerin borçlanmalarında vade uzatımı teşvik edilmektedir. Kamu borcuna yönelik Hazinenin vade uzatma çalışmaları başarılı bir şekilde devam etmektedir.”