Merrill Lynch’in 2011 öngörüleri

Dünya çapında bireyler ve şirketler için “varlık yönetimi ve yatırım hizmetleri” veren  Merrill Lynch’in 2011 öngörüleri.

ekoyorum.com
2011-01-12

Merrill Lynch Varlık Yönetimi’nde Portföy Strateji Uzmanı Johannes Jooste’e göre, 2011’de dünya çapında toparlanma, yükselen ekonomilerin başını çektiği ‘yeni normal’ bir düzene dönüşürken yatırımcıların güvenli gelir büyümesini amaçlamaları gerekiyor.

2010 yılında yaklaşık yüzde 4,8 olan büyümenin 2011 yılında yüzde 4’e gerilemesi bekleniyor. ABD ve kıta Avrupa’sındaki toparlanmanın beklenenden daha yavaş olacağını belirten Jooste; ABD iç pazarında artan tüketim sayesinde Çin’in yumuşak iniş yapacağını düşünüyor.

“Dünya ekonomisi iyileşirken yatırımcılar devlet ve şirket tahvilleri yerine emtiaları ve özkaynakları tercih etmeli. Özkaynaklar içinde, sermayeyi büyütmekten çok temettülere odaklanılmalı,” diyen Jooste sözlerine şöyle devam etti: “Ayrıca yatırımcılar yükselen pazarların borcuna ihtiyatla yaklaşmalı ve aşırı değerli varlıklardan kaçınmaya özen göstermeli.” 

Dengesizlikler gölge düşürüyor

Bugün bir basın toplatsıyla açıklanan Merrill Lynch Varlık Yönetimi 2011 Yıllık Öngörü Çalışması’na göre, 2007-2009 resesyonu önceki ekonomik darboğazlardan çok daha derin oldu ve toparlanma da daha yavaş gerçekleşiyor. 

Rapora göre gelişmekte olan ekonomiler, küresel tasarrufun ana kaynağı haline geldi. 2009-2014 yılları arasında gelişmekte olan piyasalarda bireysel tasarruf oranlarının, reel gelirin yüzde 33’üne çıkması bekleniyor. Gelişmiş ekonomilerde ise tersi durum hakim. Sözkonusu tasarruflar, yükselen pazarların büyümesine ‘doping yaparak’ artan tüketici talebinin karşılanmasını sağlıyor. Bu arada ABD tüketicileri borçlarını azaltmak için çaba gösterirken, Avrupa ekonomisi ise devasa bütçe açıklarıyla mücadele ediyor.

ABD’nin çift dipten kaçınmayı başaracağını öngören Merrill Lynch Varlık Yönetimi’ne göre ABD’de işsizlik rakamlarındaki toparlanma daha önceki ekonomik dalgalanmalara kıyasla çok daha zayıf. Gelişmiş pazarlardaki kamu harcamalarının büyük kısmını emeklilik hizmetleri ve yaşlı nüfusa sağlanan sağlık hizmetleri oluşturuyor.

Gelişmiş ekonomilerdeki para politikası hâlâ olağanüstü gevşek. Fakat gelişmiş pazarlar dolar yaratırken gelişmekte olan piyasalar da dolar rezervlerini artırdı. Bu durum hem dolar hem de Euro üzerinde baskı yaparak, değer kaybetmesine yol açabilir. Euro’nun 2011 yılında da zayıf kalacağını ifade eden Jooste doların biraz daha rahat bir seyir izleyeceğini belirtiyor. Bu durumun Yuan ve gelişmekte olan piyasalara ait bazı başka para birimlerin yükselmesini tetiklemesi ticarette de gergin bir dönem geçirilmesine yol açtı. Para birimlerinin aşırı ya da az değerlenmesiyle varlık değerlemeleri bozulurken; bu sorunun 2011 yılında daha da kötüleşmesi bekleniyor.

 “ABD ve gelişmiş ekonomilerin para politikası düzenlemeleri için en ideal zaman; gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinde daha çok esnekliğe ve değer artışına izin verdiği dönem olmalı” diye konuşan Jooste; devam eden gerilimlerin ve politikaların yarattığı risklere değinerek gelişmekte olan piyasalara sermaye akışına yönelik kontrollerin buna bir örnek olduğunu kaydetti.

Yatırım fırsatları bulmak 

Jooste gelişmekte olan piyasalardan gelen talep ile ın Almanya’nın 2010 yılında hızlı bir şekilde toparlandığını belirterek, 2001 yılında da Euro bölgesinde İspanya, Fransa ve İtalya gibi pekçok ülkede yüksek büyümeler gözleneceğini ifade ediyor. Ancak çevre ekonomilerin zayıflığı Euro Bölgesi’ne ciddi zarar veriyor.

ABD ekonomisinin 2010 yılında yüzde 2.7 olarak gerçekleşen büyümesinin 2011 yılında yüzde 2,1’e gerileyeceği tahmin ediliyor. Toparlanmanın küresel bir şekilde devam etmesi halinde, yılın ikinci yarısında büyümenin hızlanması ve işsizlik rakamlarının gerilemeye başlaması bekleniyor. İngiltere’de yıllık büyüme güçlenerek yüzde 2’ye çıkacak. Bu büyüme rakamı ile gözlenecek toparlanma, kamu harcamaları üzerindeki kısıntıların azalmasını sağlayacak.

Öte yandan Çin ekonomisinin yüzde 9, Hindistan ekonomisinin ise yüzde 8,2 büyümesi bekleniyor. 2010’daki Tayland, Türkiye ve Endonezya gibi gelişmekte olan piyasalara gözlenen güçlü sermaye akışının 2011 yılında da sürmesi bekleniyor.

Jooste “Gelişmekte olan ekonomiler büyüme rakamları ile başarı öyküsü yarattı” diyerek bu piyasalardaki tüketicilerin daha fazla önem kazandığını belirtti.

Jooste’e göre, daha küçük sermayeli gelişen piyasalar, İngiltere’nin özkaynakları ve büyük Avrupa şirketleri en iyi özkaynak yatırımı fırsatlarını sunuyor. Sektörler arasında, petrol ve doğal gaz dâhil olmak üzere enerji sektörü, telekomlarla beraber çok cazip görülüyor.

Jooste, 2011’de yatırımcıların sermaye büyümesine değil, geçmişte getirilerin ana besleyicisi olmuş temettülere odaklanmaya başlamaları gerektiği kanaatinde. Ayrıca yatırımcılar, gelişen ülkelerin borçlarına daha temkinli yaklaşmalı ve kontrol edilemeyen likiditeden kaynaklanan yoğun ticaretin tuzaklarına dikkat etmeli. 

Gelir avı

Yatırım bir gelir avı haline geldikçe devlet borcu pazarlarının pek bir değeri kalmayacağını belirten Jooste, “Kaliteli özel sektör tahvilleri ise ayrı bir konu. 2011’in ilk yarısında iyi desteklenebileceklerini düşünüyoruz,” dedi. Genel olarak, özkaynaklar ve emtialar devlet ve şirket tahvillerine tercih ediliyor. Gerçekten de, şirket nakit yığınları, fırsatlar ortaya çıktığında sektörün konsolidasyonunda ve birleşme ile satın almalarda bir artışı destekleyebilir.

Merrill Lynch Varlık Yönetimi’ne göre 2011 yılında Çin daha temkinli bir politika izlerken emtia fiyatları da yükselmeye devam edecek. Yine enerji ve beraberinde Asya büyümesinin talebi beslediği bakır ve diğer endüstriyel metaller öne çıkıyor. Fakat Jooste’e göre altın fiyatındaki yükseliş doğal seyrini tamamladı. Jooste “Altın şimdi ABD özkaynaklarına göre 22 yıl önce olduğu noktada,” diyor. “Bu anormallik sona erdi. Özkaynaklar da enflasyona karşı aynı derecede iyi bir garanti.”

İngiltere’nin ticari mülkiyeti yeniden cazip bir gelir kaynağı haline geliyor. Gayrimenkul gelirleri artık, özkaynaklara göre yüzde dördün, enflasyon korumalı bonolara göreyse yüzde altının üzerinde getiri sağlıyor.

Enflasyona karşı korunma

Çin ekonomisinin yumuşak iniş yapmayı başaracağını gösteren işaretler var, ama yine de enflasyon artışı riski devam ediyor. Dolayısıyla, enflasyonun canlanmasını önlemek adına özkaynaklar dâhil olmak üzere varlıkların çeşitlendirilmesi önem kazanıyor.

Endeksli ABD Hazine bonoları, devlet tahvilleri arasında iyi fiyatlı, düşük riskli bir seçenek olarak görünüyor. Jooste, ABD’de enflasyonda artış olması halinde, Japon özkaynaklarının da muhtemelen geçmişte olduğu gibi iyi performans sergileyeceğini söylüyor.

Jooste, 2011’de yatırımcılar için parolanın çeşitlendirme olacağını söylüyor. “İyileşme artık yerleşmiş olsa da, dünya çapındaki dengesizlikler büyük belirsizlik yaşanmasına yol açıyor. Aşırı politika uygulamaları olması ihtimali var, bu yüzden yatırımcıların portföylerini ne kadar çeşitlendirdiklerini göz önünde bulundurmaları zorunlu.” 

30 Eylül 2010 itibariyle 15.300’ü aşkın Finansal Danışmanla ve yaklaşık 1,5 trilyon dolar müşteri varlığıyla dünyada bu alandaki en büyük kuruluşlardan biri olan Merrill Lynch Varlık Yönetimi, 2008 kriziyle birlikte Bank of America Corporation bünyesine geçmişti.