Perakende, finans ve sağlıkta dijital devrim yaşanacak

Dünyanın en ünlü fütüristlerinden Mike Walsh’a göre, medya, eğlence  ve iletişim sektöründe yaşanan dönüşümün benzeri, yakın gelecekte perakende, finans ve sağlık sektörlerinde yaşanacak. Bu paralelde verinin doğru analiz edilmesi daha da önem kazanacak.

İş analitiği ve zekası alanında öncü çözümler sunan SAS tarafından düzenlenen SAS Business Analytics Series 2012 İstanbul etkinliğinde, “Dijital Gelecek, Sosyal Medya Fırsatları, Büyük Veri ve Yüksek Performans Analitiği”nin iş kararlarını nasıl etkileyeceği konuları masaya yatırıldı. Bu alanlarda bankacılık, sigorta, telekom, perakende, kamu, enerji  gibi farklı sektörlere yönelik  yeni uygulamalar da katılımcılarla paylaşıldı.1.000’e yakın sektör temsilcisini ağırlayan ve bu yıl 4. kez İstanbul’da düzenlenen SAS Business Analytics Series 2012 Istanbul, 21 Mart tarihinde İstanbul Swissotel The Bosphorus’ta gerçekleşti.

“En değerli maden veri.”                                                                                        

SAS Türkiye, Kuzey Afrika ve Orta Asya Genel Müdürü  Gökhan Nalbantoğlu, açılış konuşmasında; “Önemli fırsatları yakalamak ve kilit iş kararlarını verebilmek için kurumların mevcutta tutulan ve hızla artan veri kitlelerini kullanılabilir ve anlamlı bilgiye dönüştürebilmeleri gereklidir. Analitik bizim bu veriyi karar almaya baz oluşturacak bilgiye dönüştürmekte kullandığımız en önemli gereçtir. Analitik sayesinde verinin içindeki trendler ve ilişkiler bulunup, geleceğe yönelik öngörüler yapılabilmektedir. Analitiği kullanmadan rekabet etmek mümkün değil. Bütün öngörüler analitiği verimli bir şekilde kullanan şirketler önümüzdeki 5 yıl içinde çok daha başarılı olacağını gösteriyor. Bizim yapmaya çalıştığımız da kurumların çok daha başarılı olabilmeleri için analitiği kurumsal bir kültür olarak adapte edebilmelerini sağlamak” şeklinde konuştu.

Böylelikle kurum bazındaki strateji ve kararların en küçüğünden en büyüğüne gerçeklere dayalı bir şekilde oluşturulup daha efektif sonuçlara ulaşıldığına dikkat çeken Nalbantoğlu; “Birçok kurum analitik konusunda hızlı adımlar atsa da bu konunun ne yazık ki halen yeterli derecede yaygın ve detaylı bir kullanıma sahip olduğunu söyleyemeyiz. Oysa veri günümüzde en değerli maden. Hangi müşterilerin, hangi ürünleri hangi zamanda alacakları, hangi müşterilerin kurumu terketme eğiliminde olduğu ve bunları önlemek için neler yapılması gerektiği, kârlılığı garantilemek için sigorta primlerinin nasıl belirlenmesi gerektiği, hangi işlemlerin suistimal kapsamında olabileceği, hangi müşterilerin kredi başvurularının daha riskli olduğu gibi konular analitik kullanılarak çözümlenebilir. Bu yaklaşım kullanılarak ulaşılan sonuçlar, rastgele veya basit kural kümeleri ile oluşturulan kararlara göre oldukça yüksek başarı oranları yakalamaktadır” dedi.

“Sosyal medya markaların kabusu mu?”

Sosyal Medya’nın ana konu olarak belirlendiği SAS Business Analytics Series 2012 İstanbul etkinliği bilişim ve iş dünyasının önemli isimlerinin yanı sıra; dünyanın en ünlü fütüristlerinden Mike Walsh’u da ağırladı. Etkinlikte ana konuşmacı olarak yer alan Walsh; geleceği sadece anlamaya yönelik değil, iş stratejilerini de bu yönde şekillendirmeye ve vizyon oluşturmaya yönelik olarak yaptığı

sunumunda, sosyal medya fırsatlarını, dijital geleceği ve veri analizi ile iş kararları arasındaki bağı anlattı. Sosyal medyanın geleceğinde “beğen” ya da “takip et” katılımlarından çok daha fazlasının olacağını ifade eden Mike Walsh; bir ürün veya markadan memnun kalmayan kişilerin fikirlerini komşuları ile paylaştığı günlerin çok eskilerde kaldığını belirterek; kurumların ancak bu platformlardaki bilgi akışını doğru analiz ederek akıllı tüketici stratejileri geliştirebileceklerine dikkat çekti.

Sosyal pazarlamanın günümüzde sadece ve sadece bir başlangıç noktasında olduğunu belirten Walsh, değişimin Facebook ve Twitter’ın çok daha ötesinde; tüketicinin birbiri ile bu derece yakın etkileşiminden tetiklendiğini söyledi. Kurum liderlerinin markaları hakkında söylenenleri kontrol edememekten ötürü endişe duymamaları gerektiğini; buradaki datayı doğru analiz ederek; bu açıklığı doğru stratejileri kurgulamak adına kullanmaları gerektiğini vurguladı.

Şimdiye kadar dijital devrimden en fazla etkilenen sektörlerin medya, eğlence  ve iletişim olduğunu belirten Mike Walsh şunları söyledi; “TV seyrediş biçimimizden, konuşmamıza bu alanda çok şey köklü değişim geçirdi. Internet, bazı endüstrilerin sonunu getirirken; yeni alanlar, yeni servetler yarattı. Gözlenen en büyük değişim sahiplikten erişime geçiş oldu aslında. Örneğin, Spotify ve Netflix gibi platformlar medya sahipliğinin yerini almaya aday. AirBNB, LooseCubes, ZipCar gibi platformlar yine sahip olmak yerine erişebilirliğin tercih edildiği platformlar. İnsanlar yaz tatili için ev almak yerine, başkasının evini kiralama konseptine giderek daha da yakınlaşıyorlar. Medya, eğlence  ve iletişim sektöründeki bu dönüşümün benzeri yakın gelecekte perakende, finans ve sağlık sektörlerinde yaşanacak. Bu paralelde verinin doğru analiz edilmesi daha da önem kazanacak”.

ekoyorum.com
2012-03-21