"Rejim mücadelesi veren Araplar Erdoğan’ın Müslüman demokrasisini model olarak görüyor"

Benjamin Harvey, Gregory Viscui, Massoud Derhally
Bloomberg – 2011-02-04
Tayyip Erdoğan

Otokratik hükümetler sonrasında bir model arayışında olan Araplar, Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İslamcı demokrasi markasının, onu bölgenin en popüler lideri haline getirdiği Türkiye’den ilham arayışındalar.

Mısır hiç ileri gidemezken, Erdoğan ikinci kez seçildi, ortalama geliri üçe katlayan ekonomik patlamaya önderlik etti, ABD’nin askeri müttefiki ve Avrupa Birliğine aday ülke olma statüsüne bağlı kalırken, dış politikasını Batı’nın vesayetinden kurtardı. Uluslararası Zogby ve Maryland Üniversitesi tarafından yapılan kamuoyu yoklamasında geçen sene en sevilen lider olarak seçildiği Arap dünyasında popülaritesini artırdı.

Bölgenin idarecileri protesto dalgalarını yatıştırmak için mücadele ederken Türkiye, iktidar için yarışan muhalefet liderleri tarafından bir model olarak kabul ediliyor. Devlet Başkanı Zeynel Abidin Bin Ali’nin devrilmesinin ardından 22 yıllık sürgünden dönen Tunus’un İslamcı partisinin lideri ülkesinin Türkiye’yi örnek alabileceğini söylerken, Mısır’da Hüsnü Mübarek’i görevden almak için mücadele eden ve hükümdarlıkla yönetilen Ürdün’de siyasi hakları elde etmek isteyen muhalif gruplar benzer hedefleri dillendiriyor.

İtalya Bologna’daki Johns Hopkins Üniversitesinde Uluslararası İlişkiler Profesörü Kazım Mezran, “Türkiye, tüm Müslüman partiler için bir örnek. Bölge genelindeki İslamcı partiler artık, ‘Onlara bakın, biz de onlar gibi olmak istiyoruz.’ diyorlar.” dedi.

Tıpkı ordunun Mısır’ın Müslüman Kardeşleri’ni ve Tunus’un Ennehda’sını kendisine tehdit olarak görerek yasaklaması gibi, Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisinin (AK Parti) selefleri de Türkiye’nin laik düzenine karşı oldukları için kapatılmıştı.

AK Parti, Avrupa’nın Hristiyan Demokratları çizgisinde muhafazakar bir parti olarak isim değiştirdikten ve hedefleri arasına ekonomik kalkınma ve AB üyeliğini dahil ettikten sonra iktidara geldi.

Piyasalar, Gelirlerdeki Sapmalar

Erdoğan’ın sekiz yıllık iktidarında boyunca büyüme ortalama yüzde 5. 80 milyar doları aşarken dış yatırım da ülkeye geldi.

IMF verilerine göre, Erdoğan iktidarında ortalama yıllık gelir 3.500 dolardan 10.000 dolara yükseldi. Mısır’ın kişi başı gayrisafi milli hasılası, son 20 yılda yüzde beş artarak, 2009’da çok az değişerek 2160 dolar oldu.

Washington’da 2 Şubat tarihinde verdiği mülakatta Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Namık Tan, “Türkiye istikrarlı çünkü halkın yaşam standardını yükselttik. Halkın taleplerini karşıladık.” dedi.

Mısır Çöküyor

AK Parti iktidarından önce onlarca yıl, Türk ordusu dört kez sivil yönetimleri iktidardan uzaklaştırarak yönetime el koydu. 2002 yılından bu yana, Erdoğan ordunun gücünü zayıflattı, Milli Güvenlik Kurulundaki etkisine son verdi ve darbe iddiaları kapsamında yürütülen soruşturma çerçevesinde birçok üst düzey general hapsedildi. Şeriat getirmek istedikleri gerekçesiyle AK Partiyi kapatmaya teşebbüs eden yargının nüfuzunu azaltarak, hükümetine hakim atamalarında daha fazla yetki verdi.

Erdoğan’ın muhalifleri, bu değişimleri ve üniversitelerde başörtüsü yasağını kaldırma ve alkol satışlarını zorlaştırma çabalarını, gündeminin liberalden daha çok dini olduğu iddialarına kanıt olarak gösteriyorlar.

Muhalifleri sıklıkla Erdoğan’ın 1990’larda İstanbul Belediye Başkanı iken “demokrasi hedefe götürecek bir tren, sonra inersiniz” açıklamasından bahsediyorlar.

Samimi Değil

Anadolu Ajansına göre, ana muhalafet partisi Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 2 Şubat tarihinde, “Partinin söyledikleri samimi değil ve demokrasi konusunda da samimi olduklarına inanmıyoruz.” dedi.

Orta Doğu’dan bakıldığında ise Türkiye’nin başarısı daha büyük görünüyor. Tunuslu Raşid Gannuşi 2 Şubat tarihinde başkent Tunus’ta verdiği mülakatta, ülkesinin sosyal ve kültürel açıdan İran ve Afganistan’dan ziyade Türkiye’ye daha yakın olduğunu söyledi.

Hudson Enstitüsü İslam, Demokrasi ve İslam Dünyasının Geleceği Merkezinin Müdürü Hillel Fradkin, “Her sorulduğunda, Müslüman Kardeşler İran tarzı bir teokrasi istemediklerini, model olarak AK Parti’yi dikkate aldıklarını söylüyorlar.” dedi.

Lamba ve Ampul

Fas’taki önde gelen İslamcı muhalefet, Adalet ve Kalkınma Partisi ismini kullanıyor ve benzer bir sembolleri var: Türk partisinin sembolü elektrik ampulü iken, Faslı partinin sembolü gaz lambası.

Protestocuların yoksullukla mücadele etmesi için tedbirler almasını istediği ve Kral Abdullah’ın bu hafta hükümeti feshettiği Ürdün’deki en büyük muhalif grup İslami Hareket Cephesinin Genel Sekreteri Hamza Mansur, “Türk örneği ve modeli gelecek vaat ediyor ve ümit verici.” dedi.

New York Columbia Üniversitesi Orta Doğu Enstitüsü Başkanı Raşid Halidi, “Türklerin etki kanalları hükümetin ötesine uzanıyor, ülkenin kültürü ve tüketim malları da Araplara çekici geliyor.” dedi.

Türk Dizileri

Halidi telefon mülakatında, “Türk ürünleri yiyorlar, Türk televizyon dizilerini seyrediyorlar, Türkiye’ye tatile gidiyorlar ve Türk yatırımlarını kabul ediyorlar.” dedi.

Türkiye Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı Murat Mercan, Erdoğan’ın popülaritesinin partinin evrensel değerlere bağlı olmasının bir sonucu olduğunu söyledi.

Mercan Ankara’dan verdiği telefon mülakatında, “AK Partinin diğer ülkelerin iç işlerine karışma arzusu yoktur. Bizim yaptıklarımız halkımızın iyiliği içindir. Şayet diğer ülkeler bundan ilham alıyorsa, bu onların kararıdır.” dedi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Selçuk Ünal bir mülakatta, Türkiye’nin bazı Arap partilerine demokratik politikalar konusunda tavsiyeler verdiğini ve vermeye devam edeceğini söyledi. Ünal, Iraklı Şii Dini Lider Mukteda el Sadr’ın siyasi partisinin geçen sene Ankara’da parlamento usulleri konusunda eğitim aldıklarını belirtti.

Dönem Sona Erdi

Bu hafta başında Erdoğan, Mübarek’in halkını dinlemesi gerektiğini, zira baskı ve bastırma konusunda ısrar eden hükümetlerin döneminin sona erdiğini söyledi.

Erdoğan bir taraftan İran’ın nükleer programı konusunda ABD ile çekişirken ve İsrail’in Filistin’e saldırılarını kınayarak Batılı destekçilerini kızdırırken, diğer taraftan NATO’nun üyesi olarak kalmaya devam ediyor ve Afganistan’ı istikrara kavuşturmak için ABD liderliğindeki çabalara destek oluyor.

Bir zamanlar Avrupa Birliğinin İslamcı hareketler eski danışman ve Beyrut merkezli Çatışma Forumunun Direktörü Alastair Crooke, bölgedeki İslamcı grupların, tıpkı AK Parti gibi, halklarının tehdit hissetmeyeceği şekilde siyasi süreci idare etmeyi öğrendiklerini söyledi. Crooke, “Öne çıkma arayışında ya da bir sonraki döneme hakim olmak istemiyorlar çünkü devrimlerinin İslamcı ya da terörist olarak yaftalanmasını istemeyeceklerdir.” dedi. (Tercüme: BYEGM)