TÜRKTOB: İsrail’den yapılan tohum ithalatı, toplam ithalatın yüzde 10'unu hiç geçmedi

EGD-TÜRKTOB-Bursa-2015

Tohumda İsrail’e ve dışa bağımlılık konusundaki iddiaları cevaplandıran Türkiye Tohumcular Birliği Başkanı Gençer, İsrail’den yapılan tohum ithalatının hiçbir zaman toplam tohum ithalatının yüzde 10’unu geçmediği söyledi.

Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD), Anadolu Buluşmaları kapsamında Bursa’da “Tohumda ve Tohumculuk Sektöründe Doğrular” konulu bilgilendirme toplantısı düzenledi. Tohumculuk üzerine çalışan uzman, bürokrat ve üreticiler ile ekonomi gazetecilerinin biraraya geldiği toplantıda, tohumculuk sektörü enine boyuna tartışıldı.

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) ve Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği (TSÜAB) Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Gençer, toplantıda yaptığı konuşmada, Türk tohumculuk sektörünün son 15-20 yılda çok önemli gelişmelere imza atmasına rağmen, bunu kamuoyuna yeterince yansıtamadığını söyledi.

Gençer, Türkiye’de tohumculuğun geldiği noktayı şöyle özetledi:

“Türkiye’de tohumculuk sektörünün tarihi 1839’a dayanıyor. 1923’ten 1980’e kadar devlet tekelinde olan sektör 80’den sonra özele açılıyor. 1980’ler 3 olan özel firma sayısı 2014 itibarıyla 660’a ulaştı.

Firmaların, TÜRKTOB ve alt birliklerine üye olmaları zorunlu ve beyan ettikleri cirolarının yüzde 3’ünü birliğe ödüyorlar.

Dünyada tohumculuk pazarı 45 milyar dolar. Türkiye, 1 milyar dolarlık ticaret hacmi ile ilk 10’da.

75’ten fazla ülkeye 150 milyon dolar tutarında ihracat, 200 milyon dolar da ithalat yapıyoruz. Sektörde, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 75’e varmak üzere…

2002’de 145 bin ton sertifikalı tohum üretilirken 2014’te 776 bin ton üretir hale geldik. Bunda bakanlığın verdiği destekler etkili oldu.”

tohum-01

Tohumda doğru bilinen yanlışları sıralayan Gençer, bu konuda çok fazla şehir efsanesi olduğunu anlattı.

Gençer, “Maalesef kamuoyunda tohumla ilgili çok şehir efsanesi var. Biz artık bunları dinlemekten sıkıldık. Ama maalesef kamuoyunda kafalarda bir algı var, nedense bu algıları silmekte de çok zorlanıyoruz. Biz doğruları söylüyoruz, defalarca söylüyoruz. Her platformda söylüyoruz ama maalesef yanlış algılar halen daha kulaklardan bir türlü silinmiyor” dedi.

İsrail’den tohum ithalatı

Hibrit tohum ile GDO’lu tohumun birbirine karıştırıldığını, hibritin zararlı bir şeymiş gibi gösterildiği anlatan Gençer, tohumda dışa bağımlılık konusundaki iddialara değindi. Yıldıray Gençer, şöyle dedi: “Tohumda dışa bağımlıymışız, hatta direkt İsrail’e bağlıymışız gibi bir algı var. Bu yanlış. 200 milyon dolarlık tohumluk ithalatımız var ve bunun içinde İsrail’in payı 13 milyon dolar, yani yüzde 5,5-6,5 civarında. Zaten yıllara göre baktığınız zaman İsrail’den tohum ithalatımız yüzde 5 ila 10 arasında değişen rakamlarda olmuştur hep. Ama nedense bütün tohumluklar İsrail’den geliyormuş algısını oluşturmaya çalışıyorlar. İsrail’den ithal edilen tohumluğun miktarı hiçbir zaman toplam ithalatın yüzde 10’unu geçmedi. Ama tüm tohumluklar İsrail’den geliyormuş gibi bir şehir efsanesi oluşturuldu.”

Prof. Canan Karatay’a tepki

TÜRKTOB Başkanı gençer, Prof. Dr. Canan Karatay’ın buğdayla ilgili açıklamalarına da tepki göstererek, “Canan hoca gerçekten, kamuoyu tarafından herkesin dikkatle takip ettiği bir hoca ama tıp profesörü, neticede tohumu bilen birisi değil. Buradaki sıkıntımız bu. Çıkıyor diyor ki; ‘Peygamber Efendimiz döneminde kromozom sayısı 14’tü, bugün 49’a çıktı ve artık bunu yerseniz hastalanırsanız.’ Buyrun, bir tek cümle, yani ‘buğdayın kromozom sayısını değiştirdiler ve biz artık bunu yersek… Düşünün ki tüm insanlığın besin değeri olan buğdayla ilgili böyle bir iddia ortaya atıyorsunuz ve siz istediğiniz kadar kendinizi parçalayın, STK’lar olarak bizler istediğimiz açıklamaları yapalım, Bakanlık istediği açıklamaları yapsın maalesef kafalardaki o tek cümlelik büyük soru işaretinin algısını silmek çok kolay olmuyor” ifadelerini kullandı.

Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Başkanı Celal Toprak da konuşmasında medyanın kamuoyunu doğru bilgilendirebilmesi için iletişimin önemine dikkat çekti. Toprak, “Tohum sektörü Türkiye’de yabana atılacak bir sektör değil. Biz EGD olarak, Türkiye’de ne yanlış biliniyorsa onu çözmeyi dert edindik. Esas mesele sağlıklı bir beslenme, sağlıklı bir toplum. Bu yolda atılacak her adımın arkasında durmaya çalışıyoruz. Biz çok hızlı iş üreten bir mesleği yapıyoruz. Ve o kısa zamanda kime ulaşabilirsek onun görüşlerini aktarmaya çalışıyoruz” dedi.

4 Nisan Cumartesi günü gerçekleştirilen ve gün boyunca devam eden toplantılarda;
– Tayfur Çağlayan (Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği Genel Sekreteri ): “Dünya’da ve Türkiye’de Tohum Ticareti”,
– Kamil Yılmaz (BİSAB Yönetim Kurulu Üyesi): “Ulusal ve Uluslararası Tohumculuk Mevzuatı”,
– Doç. Dr. Yalçın Kaya (BİSAB Yönetim Kurulu Başkanı): “Bitki Islahı ve Çeşit Geliştirme”,
– Dr. Emin Dönmez (Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü): “Yerel Çeşitler ve Genetik Kaynaklar”,
– Yrd. Doç. Dr. Necmi Beşer (TÜRKTOB Yönetim Kurulu Üyesi): “GDO”
konularında sunum yaptı, soruları cevaplandırdı.

EGD-TÜRKTOB-Bursa-2015-Toplu

EGD üyeleri, toplantıların ardından, Türkiyenin en büyük ve en eski (1978’de kuruldu) yerli tohum üreticilerinden olan MAY Tohum’un Bursa’daki tesis ve laboratuvarlarını gezdi. Mısır tohumu üretiminde yüzde 8, taze fasülye tohumu üretiminde yüzde 32 pazar payına sahip olan şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Çiftçiler, burada gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.

EKOYORUM.COM 2015-04-06